Tüketici Koltuğundan Kalkmak: Neden Equinox Notes’u Kurdum?

2000’den sonra doğan nesil olarak yaşadığımız en büyük zorluk aramızdan birkaçı haricinde üretemiyor oluşumuz. Ben hariç herkes daha yetkin gibi. Herkes yeni yüzyılın malumatfuruşu olmuş durumda. Teknolojinin, insanların bir kısmını bu denli bilgili hissettirmesi ve kalanını da olağanüstü bilgisiz hissettirmesi de cabası tabii… YouTube izliyoruz, Instagram’da kaydırıp duruyoruz ve hatta sezon sezon diziler izliyoruz ama bilginin yeterli hissettirmemesinden üretemiyoruz. Öğretmen, doktor vs. olmak isteyen son nesildik adeta. Bizden sonraki nesil YouTuber olmayı düşünen liselilerle dolu. Bilinçsizce bazı şeyleri son yapan nesildik. El yazısını son kullanan, sözlükten ingilizce çalışan ve ödevlerini ChatGPT’ye yaptırmayan son nesildik. Aslında anne babalarımızın nesli gibi bir eğitim olmasa da en azından araştırmaya hakim olarak yetişmiş son nesildik.

Ne var ki kalan tüm enerjimizi ekranlarla harcadıktan sonra zihnimiz tenezzül edip kendini geliştirecek bir şeyler yapmamayı seçen de ilk nesildik. Annelerimiz halihazırda telefonla tanışmaya çalışırken biz hızla adapte olmuş Instagram’da kaydırıp mükemmel sandığımız hayatları, influencerlığı meslek bellemiş birçoğu sahtekar olan fenomenlerle günümüzü gün ediyor hayatımızı para odaklı şekillendirmeye çalışıyoruz. Eğitimi sorana zaten bu nesilde herkes üniversite mezunu diyoruz. Doğru, ama üniversiteyi projelerle bitiremiyoruz. Öylece okuyoruz. Halbuki ilkokulda yapılan okuma bayramına okurken anlayamayanlar dahil edilmiyordu. Henüz 6-7 yaşlarında öğrendiğimiz bu beceriyi zamanla yitirmemizden kaynaklı okuduklarımız faydasızlaştı, zihnimiz bulanıklaştı. Sıkıntımızı gidermek için binbir türlü şey dener olduk. Fütursuzca paralar harcamak, elde edemeyeceğimiz ev/araba ilanlarına bakmak… Bedenimizin sıkılıp bir şeyler üretmesine hiç izin vermedik. Oysa ki sıkılmak lazım, sıkılıp zihnimizi üretime ayırmamız lazım. Az, çok demeden ümmete, millete, ailemize ama hepsinden önce kendimize faydamız olması lazım. Çünkü kendimizi yararlı hissedersek zihin bundan motivasyon bulur.

İşte bizi faydasız yetişkinler haline getirmek için bu kadar uğraşılan dijital çağda yapabilecek, paylaşabilecek elbette bir şey vardır dedim ve Equinox Notes’u kurdum. İsmi de sadece havalı diye seçmedim, yani o da bir sebep ama hayat benim için hep ekinoks gibi hissettiriyor. Başta başıma gelince yeni bir durum olmasından mütevellit duraksıyorum, lakin akabinde bahar geliyor. Tıpkı her şerde hayır olması gibi. Bu yüzden değişen bu mevsime, hayatıma, ve günlerime ortak olabilmeniz için kolları sıvayıp işe koyuldum. Hatam olur, olacaktır.. Biliyor musunuz, hiç önemli değil. Kendinizi ne yaparken dingin hissediyorsanız onu bulun ve yapın, lakin yazmak/yazabiliyor olmak benim için hep en rahatlatıcısı olacak.

Henüz yeni yeni adapte oluyorum, yorum kısmı gibi şeyler eklemedim. Lakin görüşlerinizi e-postama ne zaman isterseniz ulaştırabilirsiniz. Dilerim ki, okuyan kişi oranının git gide azaldığı bu dünyada bana eşlik edip pek de mükemmel olmayan yazılarımı okursunuz.

E-Posta: equinoxnotes@gmail.com

En içten dileklerimle,

EQUINOX NOTES Kurucusu

Zehra

Yorum bırakın